Saatlerden mavi,
bir nevi herhangi
bir deli ruh hali,
hep ayni.
Buradayım aslında,
geleli çok oldu hatta.
Gitmek üzere olan birkaç kişiyle
düşürdüm zamanın kalitesini,
özlemek istiyordum çok seni,
Affet -
Özleyemedim
çok seni, en çok seni yazdım:
Dilimin bilgisi
anlamların açık çakrasından
dönüyor geri aklıma,
bir köşesinde sen.
Zaman -
Bir mekan daha ver bana
orada, yakında, daha yakınımdan geçeceksin!
Kokumu burnuna değil, ağzına bırakacağım
bir ah! Verdiğin nefes,
kuşların bıraktığı ekmek taneleri gibi,
yolunu bulduracak dilin-
bilgi: aralık satırlarımda
vızıldayacak ağızlara yer yok!
Bacaklarımın arasından düşen cümleleri
devir sevgilim, buyur:
yüklen yüklemlere,
kaçırdık hangimiz zaten gizli özne:
dönmüyor bu değirmen
taşıma aşklarla, gideceksen sen
önümden, buyur!
Mekan –
Bir başka zaman daha ver bana,
Dramaturjik imkanlarla kuracağım
oyunu yine geleceğe:
bozuk karakterini düzgün Türkçe’sine bağışlatıp
uniforma değil, kostüm giydireceğim ona -
Çıplaklığında bile
benden değil, kendinden geçecek,
çemberlerin kesişen yerinden şimdimize,
sırsız aynaların yazılı düetinde,
çok kişilikli tek perde!